Şeker hastalığı genetik midir?

Diyabet dünya genelinde her 11 yetişkinden birini etkiliyor ve kalp hastalığı, felç, körlük, böbrek yetmezliği ve uzuv kaybı riskini arttırıyor. Şeker hastalığının iki tipi var. Tip 1 diyabet bir bağışıklık sistemi hastalığı. Bu durumda vücudun bağışıklık sistemi vücudun insilün fabrikaları olan beta hücrelerine saldırıyor ve kandaki şeker oranını kontrol edecek derecede insülin üretilemiyor. Tip 2 diyabet ise genellikle kötü beslenme ve yaşam biçimiyle ortaya çıkıyor çünkü vücuttaki yağ oranı insülinin işe yaramasını engelleyebiliyor.

Tip 1 diyabetin temel sebebinin otoimmünite olduğu göz önüne alındığında, çevresel etmenler muhtemelen en büyük risk faktörüdür. Tip 2 diyabet ise doğrudan obezite ve beslenme ile ilgilidir. Aşırı kilolu bireyler zaman geçtikçe insüline karşı direnç kazanır ve şeker hastalığına yakalanma ihtimalleri daha fazladır.

Otoimmünite, self toleransın kaybolmasıyla kişinin kendi antijenlerine karşı immün yanıt geliştirmesidir. Bunun sonucunda gelişen hastalıklar ise otoimmün hastalıklar adıyla anılırlar.

Diyabet Kalıtsal mıdır?

Soy geçmişinde hiç diyabet hastası olmayan biri Tip I diyabet hastalığına yakalanabilirken ailesinde diyabet hastası olduğu halde doğru beslenme koşulları ve düzenli egzersiz ile obeziteden uzak duran kişi Tip II diyabet ile karşılaşmayabilir. Yapılan son çalışmalarda diyabet riskinin bazı genlerle taşındığı ortaya çıkmıştır; fakat bu ailesinde diyabet hastası olan kişilerin de kesinlikle hastalığa yakalanacağı anlamına gelmez.

Şeker hastalığının, bilinenin aksine ırsi olmadığını vurgulayan Karatay, “Şeker hastalığı, asla genetik değildir. Bunu artık herkesin bilmesi gerekir. Şeker hastalığı, aşırı düzeyde şeker tüketiminin sonucudur. Aileseldir ama ailesel olması, genetik olduğunu göstermiyor. Aynı ailede görülmesi, aynı aile içinde ne görüyorsak onu yapmamızın sonucudur. Annemizden ne görürsek onu yapıyoruz. Annemiz börek yapıyorsa börek yapmayı öğreniyoruz. Babamız sigara içiyorsa sigara içmesini öğreniyoruz. Şeker hastalığı bunun için aileseldir.” diye konuştu.

Tam buğday ekmeğinin de şeker olduğunu aktaran Karatay, “Tam buğday ekmeğinin de hakikaten kan şekerini çok fazla yükselttiği Kardiyolog William Davis tarafından söylenmiştir. Kepekli de olsa tam buğday ekmeğinin gliserin endeksi çok yüksektir. Bir patatesin gliserin indeksi kadar kan şekerini çok fazla yükseltir. Genç ve ortaya çıkan hastalıkların temelinde aşırı şeker, ekmek tüketimi ve hareketsizlik yatmaktadır. Bu olay bu kadar basit. Herkes bisiklete ulaşamaz ama yol yürüyün. Asansöre binmeyeceğiz ve yol yürüyeceğiz. Şeker hastalığı genetik değildir. Tamamen yanlış beslenme ve yanlış yaşam biçiminden kaynaklanan çevresel bir faktördür. İleri yaşlarda çıkan bu hastalık genetik olmamakla beraber önlenebilir. Bunu önlemek ve öne alabilmek bizim elimizdedir” diye konuştu.