|
Tip 2 diyabet, insülin salgılamada bir yetersizlik ve hücrelerin bu
hormona karşı duyarlılığının azalması sonucunda gelişiyor. İnsülin, normal
işlevini yerine getiremiyor ve beta hücreleri daha çok insülin üretemiyor.
Dolayısıyla, şeker hücreye gerektiğince giremiyor ve aşırı miktarlar
halinde kan dolaşımında kalıyor. Tip 2 diyabetlilerin çoğunda, süreç
içinde, giderek pankreastaki beta hücreleri de yıkılıyor. Ve durumun,
kişiyi insülin bağımlılığına yönelttiği görülüyor.
Lille'deki Pasteur Enstitüsü'nde Multifaktoriyel Genetik Hastalıklar
Servisi şefi Prof. Philippe Fougel'e göre, dünyada tip 2 diyabetin görülme
sıklığındaki artış, doğrudan batı, yani Kuzey Amerika tarzı yaşama bağlı.
Bu öyle bir yaşam tarzı ki, kişiyi, dosdoğru obeziteye (aşırı şişmanlık)
sevk ediyor. Tip 2 diyabetlilerin yüzde 80'inin obez olduğu göz önüne
alınırsa, Froguel'in ne kadar haklı bir saptama yaptığı kendiliğinden
ortaya çıkıyor. 1992'de Tokyo'da yürütülen bir araştırmada, yeni diyabet
vakalarının, başkentteki hamburger satışlarının yüksekliğine paralel
olarak arttığı belirlendi.
Fransa, diyabete ağır bedeller ödeyen ülkelerden sadece biri. 2.000.000
diyabetli yurttaşının 1.800.000'i tip 2... Bu sayının 2025 yılında
2.400.000'e varacağı öngörülüyor. İşin en kaygı verici yanı ise, tip 2
diyabete çocukluk çağında yakalananların sayısındaki artış. Oysa geçmişte,
sadece 40'lı yaşlara gelmiş yetişkinler arasında rastlanıyordu.
|